İçeriğe geç

Felsefenin sistemli olması ne demek ?

Felsefenin Sistemli Olması Ne Demek?

İzmir’de Bir Genç Yetişkinin Gözünden

Giriş: Felsefe ve Benim Günlük Hayatım

Felsefe. Söylediğinde her zaman bir ağırlık var, değil mi? “Felsefe yapalım” dediğinde, arkadaşların sana, “Yine ne saçmalıyorsun?” bakışları atıyor gibi olur. Oysa içimde bir yerde, “Bir dakika, bu felsefenin sistemi var, değil mi?” diye bağıran bir iç ses var. Ama tabii, bu tür sorular da hiç kimseye söylenmez. Çünkü, hepimiz ne kadar felsefi olsak da, bazen karışık düşünceler ve derin sorgulamalar yerine “Bugün ne yemek yesek?” sorusuyla meşgul olmayı tercih ediyoruz.

Ama işte, felsefe, her zaman bir sistem içinde var olan bir şeydir. Felsefenin sistemli olması, aslında hayatın karmaşasını anlamaya çalışırken, kendimizi kaybolmuş hissetmememiz için bir tür navigasyon gibi.

Felsefenin Sistemli Olması: Çıkış Noktam

Bir gün, kahve dükkanında otururken (ki bu genellikle hayatımın anlamını sorguladığım anlardan biridir), birden aklıma takıldı: Felsefenin sistemli olması ne demek? Dedim ya, bazen kafamda o kadar çok şey döner ki, bu tür sorular birden beliriveriyor.

Felsefenin sistemli olması demek, aslında karmaşık bir dünyada anlam ararken, her şeyin bir düzen içinde şekillenmesi demek. Yani, felsefe dediğin şey, her kafadan bir ses çıkarmak yerine, belli başlı ilkeler etrafında dönmelidir. Sistemli olursa, daha anlaşılır olur, değil mi? Yoksa o kadar çok yol var ki, sonunda sadece kayboluruz.

Tabii ki, derin düşüncelerimi çevremdekiler pek de takmıyor. Hani, “Sen ne düşünüyorsun, o zaman?” diyen biri varsa, genelde cevabım şu olur: “Felsefenin sistemli olması, işte o kadar karmaşık ki, beni daha da kaybettiriyor.” Ama içimde, her zaman bu sistemin olduğunu hissediyorum.

Felsefe, Sistem ve Kahve: Bir Günün İçinden

Bir gün sabah kahve alırken, barista ile kısa bir sohbet ediyoruz. “Bugün nasıl bir kahve istiyorsun?” diyor. Cevap veriyorum: “Bir cappuccino alırım, ama lütfen tam oranın sistemine uygun yapın. Aksi takdirde, felsefemin bozulur.”

Barista gözlüklerini düzelterek: “Açıkçası, kahve sistemini anlamadım, ama neyse…” dedi ve ardından bir kahve hazırlamaya başladı.

İşte bu, felsefenin sistemli olmasıyla ilgili düşündüğüm anlardan biri. Bir şeyin doğru bir şekilde yapılması gerektiği, aksi takdirde kaos olacağı hissi. Kahve örneğini kullanarak, felsefi bir bakış açısı geliştirmek isterdim ama… “Tam istediğim gibi değil” olunca, ben de bir bakmışım kahvemi soğutmuşum.

Felsefenin sistemli olması, her şeyin yerine oturduğu bir düzende, her şeyin kendi yerini bulması demek. Bu, aynı zamanda hayatın her alanında işliyor. Ama kahveye gelince, “Biraz da soğuk olsa fena olmaz,” diye içimden geçiriyorum. (Evet, felsefi düşüncelerim bazen kahveyle sınırlı kalabiliyor.)

Felsefe Sistemli Olursa Ne Olur?

Felsefenin sistemli olması demek, aslında bir düşünce tarzı oluşturulması demektir. Eğer her şeyin bir anlamı ve amacı varsa, o zaman her şeyin bir düzen içinde olduğunu kabul ederiz. Sistemli felsefe, daha çok teori, mantık ve olgusal çıkarımlarla ilgilidir. Düşünceler birbiriyle tutarlı olmalı, tıpkı bir matematiksel denklem gibi. Tabii ki, bu sistem bazen can sıkıcı olabiliyor.

İçimden geçen düşünce şudur: “Hayatın tüm karmaşasında bir sistem varsa, neden hala sabahları giydiğim ayakkabıları bulmakta zorlanıyorum?” Bir bakıma, her şeyin sistemli olması gerektiğini savunuyoruz ama işler bazen öyle gitmiyor. Felsefe de zaman zaman bu şekilde çalışıyor; tam anlamaya başladığınızda, başka bir karmaşa karşınıza çıkıyor.

Ama işte sistemli olmanın da rahatlatıcı bir yönü var. Düşüncelerinizi yerli yerine koyabilmek, olayları anlamlandırmak, sonunda rahatlatıcı oluyor. Özellikle de kafanızı meşgul eden sorular arasında kaybolmamak için, sistemi anlamak önemli.

Kapanış: “Felsefe, Çamaşır Makinesi Gibidir”

Son olarak, kendi kendime şöyle dedim: “Felsefe, çamaşır makinesi gibidir. Ne kadar karışık olursa olsun, bir noktada tertemiz çıkar.” Şu an belki kafa karıştırıcı bir şey söyledim ama düşünün, çamaşırları nasıl gruplandırırız? Beyazlar bir kenara, renkler diğerine. Felsefe de aynı şekilde, düşünceleri sınıflandırmalı, sistemli bir şekilde işleyebilmelidir.

Felsefenin sistemli olması, sonunda en zor soruları bile anlamamıza yardımcı olur. “Yağmur yağarsa, neden ıslanırım?” sorusu gibi bir şey. Felsefe bir tür yol haritasıdır. Hem karmaşık, hem de bir o kadar net. Belki de hayatın anlamını çözemeyiz, ama en azından nasıl yaklaşacağımızı biliriz.

Ve işte bu yüzden, felsefenin sistemli olması demek, hayatın karmaşasına karşı bir çözüm arayışıdır. Sonuçta, bazen her şeyi bir sistem içinde görmek, doğru bir çerçeveye oturtmak, dünyayı anlamamıza yardımcı olur. Ama tabii, giydiğim çorapların uyumsuzluğu hala çözülmedi.

Sonuç: Bir Kahve, Bir Felsefe

Felsefe sistemli olduğu zaman, düşünceler birbirini takip eder ve sonunda daha mantıklı bir bakış açısına sahip oluruz. Ama tabii ki, arada sırada kaybolmak da felsefenin bir parçasıdır. Çünkü hayat, bazen dağınık düşüncelerle güzel, bazen de bir kahvenin eksik tadıyla anlam kazanır.

Felsefenin sistemli olması, bir anlamda hayatın düzenini sorgulamak ve kendi içsel yolculuğumuzu yapmak demek. Ama endişelenmeyin, her şeyin yerli yerine oturacağına eminim – özellikle kahve bardağınızda.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://elexbetgiris.org/vdcasino giriş adresibetexper yeni giriş