İçeriğe geç

torpil saran bir bakkal nereye şikayet edilir ?

Bakkalın Torpilinin Arkasında Ne Var?

Kayseri’nin dar sokaklarında bir sabah, gökyüzü griye dönmüş, yağmur birazdan başlamak üzereydi. Her şey sıradan bir gündü aslında. Ama o sabah, o küçük bakkalda gördüğüm bir şey, içimde birikmiş tüm duyguları su yüzüne çıkardı. İstediğim kadar görmezden gelmeye çalıştım, ama bu mesele yavaşça büyüdü ve sonunda bana dayandı: torpil.

Bakkalın Kapısındaki Gizemli Duruş

Bakkala her gittiğimde başımı eğip selam verirdim. Herkes gibi ben de oraya birkaç şey almak için girer, çabucak işlerimi halledip çıkardım. Ama o sabah… sabah bir şey farklıydı. Bakkalın kapısında, solgun bir şekilde duruyordu. Bakkal, gözlüklerinin arkasındaki bakışlarıyla bana doğru eğildi ve yavaşça, bir sır verir gibi konuştu:

“Bugünlük sadece seninle ilgilenemem. Gidip biraz daha genci alacağım. Ama gel bir dahaki sefere, sana daha iyi fiyat veririz…”

Bu sözler beynimde yankılandı. Ne demek istiyordu? O an, sinirlerim bir anda gerildi. O bakkalda, kimsenin görmediği ama herkesin bildiği bir sistem vardı. Torpil!

Bakkalda Dönen Oyunlar

Kayseri’nin kuytusundaki o bakkal, ne yazık ki çok sıradan bir mekân değildi. Birçok kişinin göz önünde olmayan bir hayat yaşadığı, adeta bir mikrokozmos gibi işliyordu. Hangi ürünün, hangi müşteriye ne kadar verileceği, hangi fiyattan satılacağı tamamen torpile dayanıyordu. Benim için de bu bakkal, çocukluğumdan beri sürekli gittiğim, bazen içeri girerken kahkaha attığım, bazen de kafa karışıklığı yaşadığım bir yerdi. Ama şimdi, o bakkalın içinde hissettiğim o tatsız duygu her şeyi değiştirdi.

Daha önce hiç bu kadar sert ve soğuk bir tavırla karşılaşmamıştım. Yağmur başlamadan hemen önce, o bakkalda yaşadığım olayın etkisinde kalmış bir şekilde eve döndüm. O günden sonra bakkaldan almak için hiçbir şeyim kalmadı. Ama bir şeyler eksikti; bir şeyler hala beni rahat bırakmıyordu.

Torpilin Bedeli

İçimde öfke vardı, ama bir o kadar da hayal kırıklığı. Yaşadığım küçük kasabada, bakkalda torpilin varlığını ilk kez hissetmiştim. O an, belki de sabahın ilk ışıklarıyla birlikte içimde bir şey değişti. Herkesin bildiği, ama kimsenin dile getirmediği bu adaletsiz düzen, beni derinden etkiledi. Benimle ilgilenmeyen, bana daha pahalı ürünler satmaya çalışan, gözlüğünün ardında kim bilir ne hesaplar yapan o bakkalın, aslında ne kadar da sistemin bir parçası olduğunu fark ettim.

Bir yandan, o bakkaldaki adaletsizliğe karşı hissettiğim öfke, bir yandan da tüm bu düzenin dışında bir hayat kurmanın zorluğu üzerime geldi. Sonra, daha önce hiç düşünmediğim bir şey geldi aklıma: “Bu durumu nereye şikayet ederim?” Yani, gerçekten bu torpil işini birilerine anlatabileceğim bir yer var mıydı? Gidip yetkililere, belki bir belediye çalışanına, belki de Kayseri’nin en ünlü esnaf odasına mı? Ama ne derdim? Bu insanlar her zaman bir adım öndelerdi. Kendi hayatlarındaki pislikleri yansıttıkları bir bakkalda bile, her şeyin doğru olduğuna kendilerini inandırırlardı. Ama içimdeki hayal kırıklığı beni bir yerlere doğru itiyordu.

Bir Anlık Karar ve İlk Adım

O sabah yaşadığım bu olayın ardından bir hafta geçti. Bakkala tekrar gittiğimde, hâlâ içimdeki huzursuzluk duruyordu. Torpil, o adaletsiz düzenin nasıl döndüğünü görmek istemeyen gözlerimin önündeydi. Ve o an bir karar aldım. Bunu kimseye anlatmak zorundaydım. Belki birileri de benim gibi hissediyordu.

O gün bakkaldan bir şeyler almak için yine içeri girdim. Ama bu sefer farklıydım. O sinirle, o kararlılıkla konuşmaya başladım. Biraz daha sakin, biraz daha net: “Buradaki düzenin nereye kadar sürdüğünü merak ediyorum,” dedim. Bakkal önce gözlüklerini düzeltti, sonra biraz daha soğuk bir bakışla, “Bunlar işte, herkes böyle çalışıyor,” dedi. Ama o cümlesi artık sadece boş bir laf gibiydi. İçimde o kadar keskin bir farkındalık vardı ki, hiçbir şey beni daha fazla şaşırtamazdı.

Bir Çözüm Arayışı

Ertesi gün, Kayseri’nin resmi belediye sayfasına bir şikâyet formu gönderdim. O küçük bakkaldaki haksızlıkla ilgili resmi olarak bildirimde bulunmak, aslında biraz bana rahatlama hissi verdi. Belki bu şikâyet bir yerlere ulaşır, belki de kimse umursamaz. Ama en azından ben bir adım attım. Şikâyetimi hazırlarken, yazdıklarımda hem öfkem hem de umudum vardı.

“Bakkal, sürekli olarak müşterilerine torpil uygulamakta ve fiyatları haksız yere farklı belirlemektedir. Bu durumu kaydettim ve resmi mercilere başvuruyorum.”

Bunu yazarken aslında içimdeki kaygıyı da ifade ediyordum. Yine de yazdıklarım bana bir güç verdi. Ben sadece kayıtsız kalan biri olmayacaktım. Hiç kimseyi ve hiçbir düzeni sessizce kabul etmemek gerektiğine inanıyordum.

Sonraki Adımlar

O günün akşamı, gerçekten bir şey değişmeyecek olsa bile, içimde bir şeyler biraz olsun hafifledi. O küçük bakkalda yaşadığım deneyim, aslında büyük bir soru işaretine dönüştü: “Torpil saran bir bakkal nereye şikâyet edilir?” Ve şimdi, bu şikâyeti dile getirmek, bana bir şekilde adaletin peşinden gitme hissi verdi. Şikâyetim bir gün yanıt alacak mı bilmiyorum. Ama en azından o sabah hissettiğim hayal kırıklığını başkaları da hissediyor olabilir diye düşündüm. O yüzden sesimi duyurmak, daha fazla torpille karşılaşmamak için bir şeyler yapmak zorundaydım.

Kayseri’nin küçük sokaklarında, bakkallarla dolu o dünya hala var. Ama artık ona başka bir gözle bakıyorum. Bu kez, sadece alışveriş yapmaya değil, sesimi duyurmaya gidiyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!